KÖPEK DİŞİ – Film Yorumu

Yorgos Lantimos‘un yönettiği ve 2009 senesinde vizyona giren Köpek Dişi, orijinal ismiyle Kinodontas yahut İngilizce sevenler için Dogtooth ismindeki distopik bir sinema filmi. Her tarafa çekilebilecek, lakin temel mefhumları olan felsefi bir film.

kopek-disi-dogtooth-2009-film

IMDb · 7,3/10 | Sinemalar · 7,3/10 | Beyazperde · 3,4/5

Birçok kimsenin hayatımın filmi dediği Köpek Dişi veya bunu diyenlerin ağzıyla Dogtooth filminin yorumuna geçmeden evvel filmi yasal olarak nereden seyredebileceğinizi haber etmek isteriz.

Dogtooth filmi nereden izlenir?

Köpek Dişi filmini izleyebilmek için birkaç seçeneğiniz var. Mac, Windows, iOS ve destekleyen TV’ler için Apple TV yahut iTunes Store; neredeyse diğer tüm platformlardan erişebileceğiniz Google Play Filmler -yeni ismi muhtemel Google TV- ile satın almak ile kiralamak tercihinde bulabilirsiniz. Satın aldığınız film ömür boyu size aittir. Kiralama için 30 gün müddet, lakin başlatıldığında 2 günlük bir süreniz bulunmaktadır.

Apple TV / iTunes Store: Kirala ₺3,99 / Satın Al ₺9,99
Google Play Filmler: Kirala ₺2,99 / Satın Al ₺8,99

Köpek Dişi – Fragman

Filme gelelim…

Filmin hüviyet malumatından bahsettikten sonra söylemeliyiz ki film, +18 diye tabir edilen yaş grubuna, hatta belki daha üstüne münasiptir. Filmin detaylarına geçmeden evvel, tat kaçırmayacak şekilde ip uçlarından (spoiler) kaçınılmış bir yazı vaat etmiyorum. Lakin aşırı ayrıntılardan bahsetmeyeceğiz. Dahası olarak filmde rahatsız edici bir çıplaklığın ve şiddetin mevcudiyetinden haber etmek istiyorum. Film birçok yönden rahatsız edici olabilir.

Filmde mekan, genel olarak ailenin yaşadığı büyük bahçeli, havuzlu ve yüksek çitleri bulunan güzel bir ev. Bu ev sizin aileniz, devletiniz yahut beyniniz olabilir. Onun yerini tayin etmek işi size kalıyor.

Bu evden dışarı sadece baba çıkıyor, o giriyor; kendisi bir fabrikada çalışıyor. Fabrika, filmde birçok defa göz önünde bulunduruluyor. Baba, otorite sahibi. Aile içeride emniyette. Dışarıya sadece araba ile gidilebilir.

Evde gençlik çağında bir oğlan iki kız ve babanın haricinde anne var. Baba ve anne her şeyin farkında, lakin çocuklarını dış dünyadan kopuk bir şekilde yetiştiriyor, dış dünyanın gerçeklerini ya hiç bildirmiyor yahut yanlış bir şekilde öğretiyorlar. Mesela babası tarafından kendisiyle cinsi münasebette bulunması için istikrarlı olarak ayarlanan ve aynı zamanda fabrikada güvenlik görevlisi olan bir kadın var; dahası filmde yalnızca onun isminin ne olduğunu biliyoruz. Oğlan ondan zombi kelimesini duyuyor ve bunun ne demek olduğunu daha sonra annesine soruyor ve “sarı bir çiçektir” cevabını alıyor. Bu hal filmde neredeyse her şeyde mevcut. Varlıklar farklı öğretiliyor. Gerçekler saptırılıyor. Lakin anne babanın bu davranışında menfi bir niyet yok; tamamen onları korumak için bunu yapıyorlar.

kopek-disi-dogtooth-2009-film
Köpek Dişi / Dogtooth / Kinodontas

Bir gün oğlan bahçede ilk defa rastlamış olduğunu düşündüğümüz bir kedi görüyor; dahası onu büyük bir makasla öldürüyor. Bunun üzerinde baba, fragmanda da gördüğünüz üzere, kendisini harap bir hale çevirerek bahçe çitlerinin arkasında yaşadığına inandıkları kardeşlerini bahçede öldürülen varlığa benzer bir yaratığın öldürdüğünü ve onu durduramadığını söylüyor. O yaratığın isminin kedi olduğunu ve çok tehlike sahibi olduğunu söylüyor. Bakınız buradaki mecaz şudur: İşlenen bir suçu haklı çıkarmak. Bunu birçok defa yapmıyor muyuz? Kendimi böyle kandırmıyor muyuz?

Baba, bir akşam yemeği irtesinde çocuklara dedelerinin söylediği şarkı dediği bir İngilizce şarkı açıyor ve onu tamamen farklı bir şekilde çocuklara tercüme ediyor.

Bahçeden çıkmak, yani dış dünyaya hazır olmak alameti ise çocukların köpek dişi düşmesidir. Bunun normal olarak belki bir defadan sonra gerçekleşmesi pek de mümkün değil. Burada hürriyet bir dişe bağlamış; onu kırar iseniz belki tamamen hür olmayacaksınız, fakat hürriyet fikrine sahip olacak ve manen kendinizi zincirlere bağlayan fikirlerden kurtaracaksınız.

kopek-disi-dogtooth-2009-film-havlama-sahnesi
Köpek Dişi / Dogtooth / Kinodontas

Çocuklar adete bir köpek gibi yetiştiriliyor. Öyle ki filmde pek çok defa onların havladığını görüyoruz. Burada bizi biz yapanın nasıl yetiştirildiğimiz olduğuna vurgu yapılıyor.

Kurulan bu düzen öylesine korunuyor ki bunun için rezillik dahi ortaya çıkabiliyor. Bu rezilliği burada söylemeyecek, filmi seyretmeyen ve seyretmek de istemeyenlere rezilliği düşündürmeyeceğim. Lakin Köpek Dişi filmi bu rezilliğin irtesinde final yapıyor. Sonu ise hadise olarak bir yere bağlanmıyor.

Düşünelim; birçok yönden ve içinde bulunduğunuz vaziyet bu düşünceye sirayet edecek; büyük bir bahçemiz var ve yüksek çitlerle korunuyor; içinde hürüz. Dışarısı tehlikeli. Bildiğimiz ve yaptığımız şeylerde ya kandırılıyoruz ya kendimizi kandırıyoruz. Yetiştirildiğimiz yahut kendimizi yetiştirdiğimiz gibiyiz. Fakat bizi yetiştirenlerin bir art niyeti yok. İstedikleri bizi korumak. Lakin ya biz öyle zannediyoruz, ya onlar öyle zannediyor, ya her ikisi de yanlış. Değişmek, tehlikeye hazır olmak için köpek dişimiz düşmeli. İstemekte düşer mi? Çok ister isek evet.

Film de tamamen bunu yapıyor; taraf tutmuyor; ne mizahı, ne şiddeti, ne şefkati, ne bahçe çitlerini yargılıyor. Düşünme işini size bırakıyor. Kendisi sadece bir ayna tutuyor.

Köpek Dişi filmini herkese tavsiye edemiyorum. Şahsiyeti tam yerleşmemiş kimseler için çok sarsıcı olabileceği gibi kendinizi tanımıyorsanız yahut belli bir tecrübeye sahip değil iseniz ağır ve yeknesak, dahası sıkıcı bir film haline gelebilir. Lakin bizim için Köpek Dişi, izlenilebilecek ve belli bir yaştan sonra seyredilmesi lazım gelen filmlerden biridir. Lütfen siz de film hakkında aşağıya yorum yapmaktan kendinizi geri koymayınız.