Nitelik ve Nicelik doğru mu?

 51 mesaj
 13301
1
"Türkçe bir kuş dili olmadığı için bir Türk dili yok, koskoca bir Türk lisanı vardır!"
Cevapla
#26 ·
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Ara 2020, 04.19
Ad Soyad: Oğuzhan AYDIN
Cinsiyet: Bay
Konum: AYDIN
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldeweb
Beğendi : 15
Beğenildi : 12
Bakın Halil bey, ben lisana ya da gramere karşı çıkmıyorum. Sadece söylediğim açıkça şu; lisanı bizler hayattan yaşayarak öğrenir, onunla kurar ve sistemli hale getiririz. Bu kural ve kaideleri yine bizler kültürümüze, tarihimize göre koyarız. Ama bir doğa yasasını bizler kuramayız, bu kültürle ilişkili değildir, o kendi halinde ve kendi sürekliliğinde akıp gider ve değişmez. Ama dilin kuralları formel bir kural gibi değildir. Söylemek istediğim yalnızca bu. Sosyal bilimler içinde düşünelim, sosyal bilimler içinde genelgeçer yasalar yoktur çünkü onlar sosyal bilim, insanla birlikte söz konusu olan şeyler. Söylediğim bu, gramere neden karşı çıkayım ben gramerin zemininden bahsediyorum, ayrıca gramere karşı çıkmak neye denk gelebilir onu bile kavrayamıyorum. Dediğim apaçık yapmayın lütfen. Gramerin kuralları yaşam içinde oluşur diyorum tek dediğim bu.
#27 ·
Mesajlar: 96
Kayıt: 04 Ara 2020, 22.53
Ad Soyad: Vesair Vesaire
Cinsiyet: Bay
Konum: Vesaire
Profil: Doğrulanmadı
Beğendi : 98
Beğenildi : 74
Lisan bu kadar basit bir seviyeye indirgenemez, eğer olsa idi ne Dil Fakülteleri kurulabilir ne de üzerine bilim yapılabilirdi. Lisaniyat-lenguistik-dilbilim dediğimiz şey bunu yapmaktadır.
İnsan değişir, lisan değişir haliyle gramer de değişir "L" ekini getirebiliriz diyemezsiniz. Binlerce sene devam eden kaidelere bir gecede şu olsun nasılsa lisan değişen bir şey ifadesinde bulunamazsınız.
Zaten pozitif bilimlerde de genel geçer kaideler koymak mümkün değil. Öyle olsaydı Newton hala haklı olurdu. Fakat Einstein onu haksız çıkardı. Biz bugün Newton'un yanlış söylediğini biliyoruz fakat söyledikleri mekanikte bir işlevi olduğu için kullanılıyor. Haklı olduğu için değil.
#28 ·
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Ara 2020, 04.19
Ad Soyad: Oğuzhan AYDIN
Cinsiyet: Bay
Konum: AYDIN
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldeweb
Beğendi : 15
Beğenildi : 12
Bu söylediğiniz anlamak mümkün değil açıkçası. İfadelerim lisanı değersizleştirmek değil sadece diğer alanlardan ayrımını yapmak. Pozitif bilimlerde genelgeçer kaideler mümkün değil mi ? Bunu anlayamadım açıkçası. Peki suyun kaldırma kuvvetini ne yapacağız bu durumda? Ya da eylemsizliği? Ben bu yasalardan bahsediyorum. Ki bu iki farklı alanı değer anlamında karşılaştırmak oldukça saçma olur. Dediğim şu, bu yasalar insan olmadan da söz konusudur, mesela zaman. Ama insan olmadan dil doğada vardır diyebilir miyiz? Newton haklı olurdu diyorsunuz da, bu geçerli olan yasayı değiştirmez ona zarar vermez ki, sadece Newton'un yanlış bir yol bulduğunu ya da yanıldığını söyleriz. Newton yasayı yanlış buldu diye yasa mı değişti oluyor yani? Ayrıca bazıları geçerli dediğiniz şeyler çekimle alakalıdır. Mesela uydular hala Newton'un kuramına göre gönderilir ama bu belirli bir uzaklık için geçerlidir.( Doğal Felsefesfenin Matematiksel İlkeleri eserini inceleyebilirsiniz) Newton'un söyledikleri yanlışlanabilir, ama siz genelgeçer bir yasayı yanlışlayamazsınız. Çünkü o insanı aşmaktadır. Dil ise bizim yani bizle söz konusu olan bir şeydir. Bakın Edebiyat da öyle. Ben şimdi Edebiyat'ı basite mi indirgenmiş oluyorum? Hayır bunlar sadece kökensel anlamda bir ayrım. Basite indirgemem veya değer atfetmem söz konusu değil. Umarım açık olmuştur.
Kullanıcı avatarı
#29 ·
Mesajlar: 1767
Kayıt: 11 Haz 2020, 16.22
Ad Soyad: Halil ESEN
Cinsiyet: Bay
Konum: Bursa
Profil: Doğrulandı
X (namıdiğer Twitter): halilsncom
Beğendi : 822
Beğenildi : 790
Belki şunu kastetmiştir @Vesaire Bey, bilimde de bir şeyler kesin değildir, yeni kanıtlar onu değiştirir ki bilimin bile tarafsız olduğunu söyleyemeyiz. Kafa Karıştıran Kelimeler kitabını okumuştum. Avrupada bulunan bir bilimsel sonuç ile İranda bulunan bir bilimsel sonucun farklı olduğundan fakat ikisinin de doğru olduğundan bahsediyordu. Belki suyun kaldırma kuvveti de başka şeylere, mesela yer çekimine bağlı olabilir.
Lakin beşeri bir şey ile tabii bir şeyi kıyas etmek doğru değil gibi.
#30 ·
Mesajlar: 96
Kayıt: 04 Ara 2020, 22.53
Ad Soyad: Vesair Vesaire
Cinsiyet: Bay
Konum: Vesaire
Profil: Doğrulanmadı
Beğendi : 98
Beğenildi : 74
Lisanı son derece kayar bir zemine oturtuyorsunuz ve değersizleştirmediğinizi beyan ediyorsunuz.
İki alanı ayıracağız derken birini göğe diğerini dibe indiriyorsunuz.
Pozitif bilimde kesinlik diye bir şey yoktur. Yasa denilen şey ile pozitif bilimin saf bir bağlantısını kuramayız. Pozitif bilim olmasa da o yasa olacak. Bilim o yasayı açıklama gayretimiz.
Zaten Newton'un yöntemlerini kullandığımızı beyan ettim, bir daha onu vurgulamanızın sebebini anlayabilmiş değilim.
Yasa dediğimiz şeyin özü değişmiyor fakat kendisi değişiyor. Yerçekimi diye bir şey olmadığını söylüyoruz bugün. Uzay-bükülmesi diyoruz. Veya zaman dediğimiz şeyin uzay-zaman olduğunu söylüyoruz. Kaldı ki mevzu bu da değil.
Lisan insan ile bağlı fakat insanın ömründen uzun bir lisan o insanı bağlar. Doğduğu andan itibaren bir kişi bir lisan ile büyüyor. O lisan ile keyfi olarak oynaması mümkün değil çünkü tarihi hafızası tamamiyle o lisanda saklı.
#31 ·
Mesajlar: 96
Kayıt: 04 Ara 2020, 22.53
Ad Soyad: Vesair Vesaire
Cinsiyet: Bay
Konum: Vesaire
Profil: Doğrulanmadı
Beğendi : 98
Beğenildi : 74
@halilesen
Evet, söylemek istediğim pozitif bilim ile mukayese edip bir neticeye varılamayacağı.
#32 ·
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Ara 2020, 04.19
Ad Soyad: Oğuzhan AYDIN
Cinsiyet: Bay
Konum: AYDIN
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldeweb
Beğendi : 15
Beğenildi : 12
Açıkçası ben birini ne yere indirdim ne de göğe çıkardım bunu siz söylüyorsunuz ben böyle bir ifade kullanmadım. Lisanı kaygan bir zemine oturtmuyorum aksine zemini üzerine düşünce geliştirmeye çalışıyorum. Yer çekimi yoktur diye kim diyor çok merak ediyorum. Yer çekimi uzayın başka yerlerinde söz konusu değil diyebiliriz ancak, ki her yerde yerçekimi yok diye onun da mı olmadığını söyleyeceğiz? Newton adına konuşuyoruz, daha detaylı ve ona yakın konuşmam daha uygun olmaz mı? O yüzden bazı yerleri vurguluyorum. Anlayamadığım şu, insandan bağımsız yasalar ile insana bağlı diye bir ayrım yapınca neden hemen değer atfettiniz? Dil bir insan başarısı, bir insan ürünüdür, tıpkı Edebiyat gibi. Hala ne konuda anlaşamıyoruz anlamıyorum. Yasa dediğimiz şeyin özü ile kendisi arasında ne fark var ki birinin değişip birinin değişmediğini söylüyorsunuz. Bir yasa değişmez, yalnızca yasaya yönelik bulgular yanlışlanır. Pozitif bilimler yerine formel bilimler demeyi tercih ediyorum zira dikkat ettiyseniz bunu ilk söylediğimde formel bilim demiştim. Ayrıca yalnızca yöntemler değişir, yasalar değişmez.
#33 ·
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Ara 2020, 04.19
Ad Soyad: Oğuzhan AYDIN
Cinsiyet: Bay
Konum: AYDIN
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldeweb
Beğendi : 15
Beğenildi : 12
Ben mukayese etmedim sadece bir ayrımı ifade etmek istedim, dikkatinizi çekerim. Eğer dili ya da lisanı değersiz görsem, bunun üzerine çalışmaz, ya da kendimce iyi kötü bir şeyler yazmaya çalışmazdım haksızlık etmeyin lütfen.
#34 ·
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Ara 2020, 04.19
Ad Soyad: Oğuzhan AYDIN
Cinsiyet: Bay
Konum: AYDIN
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldeweb
Beğendi : 15
Beğenildi : 12
Ben yine de sizlere teşekkür ederim, umarım sözlerim sizi kırmamıştır, yaralayacak bir kelamın olduysa affola.
Kullanıcı avatarı
#35 ·
Mesajlar: 1767
Kayıt: 11 Haz 2020, 16.22
Ad Soyad: Halil ESEN
Cinsiyet: Bay
Konum: Bursa
Profil: Doğrulandı
X (namıdiğer Twitter): halilsncom
Beğendi : 822
Beğenildi : 790
@Oğuzca Bey, mesajıma dikkat etmenizi isteyeceğim ki yerçekimi yok demedim, farklı olabilir demek istedim. Haksızlık etmiyoruz, galiba aynı şeyin etrafında dönüyor, fakat bir noktada buluşamıyoruz. Aynı şeyi düşünmemiz de gerekmez. Fikirlerimizi hür bir şekilde ifade etmek harika ve çok tabii bir şeydir. Mühim olan yıkıcı maksat barındırmamak. Fikirlerimizi elbette hoşgörüden ayrılmadan ifade etmeliyiz. Kimseler yapmıyor, biz yapmalıyız.
Lisanı, lisaniyatı şahsen ben büyük bir şey olarak görürüm. Onun herhangi bir beşeri sistemle mukayesesini tahammül derecemin dışında tutarım. Evet, bir beşeri sistemdir, lakin oldu bitti veya o olsun bu olsun gibi müdahalelere gelemeyen bir şeydir. Siz de sonuçta bunun insanlar tarafından yapıldığını ve insan nezdinde analiz edilmesini savunuyorsunuz. Bunu yaparken de gramere karşı değilsiniz. Gramer de değişebilir veya eklemeler yapılabilir. Doğru, fakat gramerin de lisanın köklerinden gelen, onun mantığını ifade eden kısımları vardır. Bu lisanı elle, daha doğrusu tek bir otorite ve niyetle değiştirilmesi sadece bizde vardır. Diğer Türk devletlerine baktığımızda bu ya yoktur ya çok azdır. Azeri Türkçesi malumunuz. Bizim kızdığımız ve yanlış bulduğumuz nokta burasıdır. Mesela anlam kelimesi ile mana kelimesinin bir olmaması, an-la-im kelimesinin ekleriyle alakalıdır. Aynı nite-lik kelimesinin mantıken hatalı olması gibi. Bizdeki Öz Türkçecilik hareketi birden olmuştur. Lakin sizin ifade ettiğiniz üzere Türk-İslam birleşmesi ile meydana gelen tabii ilişki irtesindeki lisanımızdaki etkileri bir anda olmamıştır. Arapçada Türkçe kelime yok mu, var. Üstelik halktan bahsediyoruz. Mesela Türkçenin zevkine sahip milletimiz Arapça olan salah kelimesini değil, Farsça namaz kelimesini almıştır; oruç da buna dahil. Bu çok uzun bir zamanı barındırır bir anda kurallar değişmez. Bizler bunu demek istiyoruz. Tarihi bir tecrübe ile bize kadar gelen ve bizden de yarınlara aktarılacak olan Türkçe şuurunu korumak mecburiyetindeyiz ki onu bir anda değiştirmek bu aktarım işini ikiye böler.
Sizin dediklerinizi anlıyorum, lakin söyler misiniz, dediklerimden hangisi yanlış?
#36 ·
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Ara 2020, 04.19
Ad Soyad: Oğuzhan AYDIN
Cinsiyet: Bay
Konum: AYDIN
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldeweb
Beğendi : 15
Beğenildi : 12
Halil bey en başından beri söylediğim buydu benim zaten, ben ne tarihe ne dile karşı duyarlılığa ilişkin birşey demedim zaten bakarsanız. Dediğim dilin temeli anlamında sözlerdi. Dili hiçbir zaman tarih ve kültürden ayrı düşünmedim ve bunun söz konusu olabileceğini de düşünmüyorum ki ilk beyanlarımda hep bu vardı. Elbette korumalı ve duyarlı olmalıyız. Nitekim benim söylediğim bunlarla ilişkili olarak anlaşıldı. Ben formel bilimler yerine sosyal bilimleri daha çok başarı olarak görürüm. Bunlar anlaşmanın ve bir emeğin ürünüdür. İşin özü yalnızca buydu. Teşekkür ederim yumuşatıcı konuşma için.
#37 ·
Mesajlar: 96
Kayıt: 04 Ara 2020, 22.53
Ad Soyad: Vesair Vesaire
Cinsiyet: Bay
Konum: Vesaire
Profil: Doğrulanmadı
Beğendi : 98
Beğenildi : 74
Oğuzca yazdı: 24 Ara 2020, 21.44 Açıkçası ben birini ne yere indirdim ne de göğe çıkardım bunu siz söylüyorsunuz ben böyle bir ifade kullanmadım. Lisanı kaygan bir zemine oturtmuyorum aksine zemini üzerine düşünce geliştirmeye çalışıyorum. Yer çekimi yoktur diye kim diyor çok merak ediyorum. Yer çekimi uzayın başka yerlerinde söz konusu değil diyebiliriz ancak, ki her yerde yerçekimi yok diye onun da mı olmadığını söyleyeceğiz? Newton adına konuşuyoruz, daha detaylı ve ona yakın konuşmam daha uygun olmaz mı? O yüzden bazı yerleri vurguluyorum. Anlayamadığım şu, insandan bağımsız yasalar ile insana bağlı diye bir ayrım yapınca neden hemen değer atfettiniz? Dil bir insan başarısı, bir insan ürünüdür, tıpkı Edebiyat gibi. Hala ne konuda anlaşamıyoruz anlamıyorum. Yasa dediğimiz şeyin özü ile kendisi arasında ne fark var ki birinin değişip birinin değişmediğini söylüyorsunuz. Bir yasa değişmez, yalnızca yasaya yönelik bulgular yanlışlanır. Pozitif bilimler yerine formel bilimler demeyi tercih ediyorum zira dikkat ettiyseniz bunu ilk söylediğimde formel bilim demiştim. Ayrıca yalnızca yöntemler değişir, yasalar değişmez.
İsim olarak yerçekimi demiyoruz diye ifade ettim. İsterseniz deyin aynı kapıya çıkıyor dediğinizi açıkladıktan sonra. Yasa yanlış demedim. Öz ile kendisi ayrımı da bunu ifade ediyor.
Dilin insan ürünü olup olmadığı hakkında sosyolojik yorum da yapılabilir manevi de. Bunun tespiti ancak zamanda geriye gitmekle mümkün olur. İki durumda da değişen bir şey olmuyor zaten mevzumuz bakımından.
Sizin mutlaka yere indirdiğinize dair bir cümleyi kelime kelime söylemeniz icap etmiyor. Tabiatta yasa dediğimiz şeyleri bu bahse katan siz olduğunuz için haliyle diğer tarafa bir muğlaklık vermiş oluyorsunuz. Lisan asırların ürünü olan bir malzeme. Tek kalemde silip atma salahiyeti kimsede değil bunu dile getiriyorum.
Kullanıcı avatarı
#38 ·
Mesajlar: 1767
Kayıt: 11 Haz 2020, 16.22
Ad Soyad: Halil ESEN
Cinsiyet: Bay
Konum: Bursa
Profil: Doğrulandı
X (namıdiğer Twitter): halilsncom
Beğendi : 822
Beğenildi : 790
Aslında başlığın konusu gramerle alakalıydı. nite ve nice kelimelerinin manaları ile onlara -lık ekinin getirimi ile keyfiyet ve kemiyet kelimelerinin yerlerine kullanışları, kökleri babından yanlış olduğunu ifade etmek, dahası sizlerin de konuyu genişletmenizi istemiştim.
#39 ·
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Ara 2020, 04.19
Ad Soyad: Oğuzhan AYDIN
Cinsiyet: Bay
Konum: AYDIN
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldeweb
Beğendi : 15
Beğenildi : 12
Yahu tamam siz haklısınız birşey demiyorum ben artık, siz söylediklerimi eleştirmeye çalışıyorsunuz sadece. Savaşmıyoruz arkadaşlar dikkat edin. Kendinize göre söylediklerimi her yere çekmeyen lütfen artık demediğim şeyleri demişim gibi ifade etmeyin artık, kim lisanı tek kalemde atıyor ki böyle diyorsun sen ben mi attım lisanı hangi ifademde böyle birşey var ? Haklısınız ben kendimi ifade edemedim sizler haklısınız görüşmek üzere
Kullanıcı avatarı
#40 ·
Mesajlar: 1767
Kayıt: 11 Haz 2020, 16.22
Ad Soyad: Halil ESEN
Cinsiyet: Bay
Konum: Bursa
Profil: Doğrulandı
X (namıdiğer Twitter): halilsncom
Beğendi : 822
Beğenildi : 790
@Oğuzca Bey, sakin olun lütfen. :) @Vesaire Bey Oğuzhan Bey gramerin sosyolojik boyutunu da düşünmemiz lazım geldiğini söylemeğe çalıştı. Bizler lisan konusunda hassas olduğumuz için de birden alevlendik. Onun grameri yok saymağa çalıştığını düşündük ki o da kendisini savunurken bazı noktalarda büsbütün ayrıldı. Lakin artık anlaştığımızı düşünmekteyim. Lütfen harlayıp birbirimizi kırmayalım.

Teşekkürler.
#41 ·
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Ara 2020, 04.19
Ad Soyad: Oğuzhan AYDIN
Cinsiyet: Bay
Konum: AYDIN
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldeweb
Beğendi : 15
Beğenildi : 12
Sizin söylediğiniz bana doğru geldiğinde özellikle bunu vurguladım dikkat ederseniz, ama ben sizlere bir ayrımdan bahsediyorum, siz bana değersizleştirdi diyorsunuz. Bunu anlamış değilim ki bu art niyet açıkçası. Değersiz görsem değersiz derim ama zorla öyle diyorsunuz benim adıma, buna ne denir bilmiyorum
#42 ·
Mesajlar: 96
Kayıt: 04 Ara 2020, 22.53
Ad Soyad: Vesair Vesaire
Cinsiyet: Bay
Konum: Vesaire
Profil: Doğrulanmadı
Beğendi : 98
Beğenildi : 74
Sakin olun burada savaşan yok, fikirlerimizi tenkid ediyoruz ki bence gayet normal. Sizin gözden kaçırdığınız şey benim sizin şahsınıza konuştuğumu düşünmeniz. Ben TDK ve yaptığı faaliyetleri tenkid ediyorum, tek kalemde silen de onlar. Sizin bir şey yaptığınızı ima etmedim.
Fakat fikrinize katılmadığımı söyleme hürriyetim var, bu da sizin fikrinizi zımnen yanlış buldum demektir. Lisan mevzuunun bu kadar enfüsi-subjektif olduğunu belirtiyorsunuz fakat doğru ve yanlış bulmamı garipsiyorsunuz.
#43 ·
Mesajlar: 96
Kayıt: 04 Ara 2020, 22.53
Ad Soyad: Vesair Vesaire
Cinsiyet: Bay
Konum: Vesaire
Profil: Doğrulanmadı
Beğendi : 98
Beğenildi : 74
halilesen yazdı: 24 Ara 2020, 23.06 @Oğuzca Bey, sakin olun lütfen. :) @Vesaire Bey Oğuzhan Bey gramerin sosyolojik boyutunu da düşünmemiz lazım geldiğini söylemeğe çalıştı. Bizler lisan konusunda hassas olduğumuz için de birden alevlendik. Onun grameri yok saymağa çalıştığını düşündük ki o da kendisini savunurken bazı noktalarda büsbütün ayrıldı. Lakin artık anlaştığımızı düşünmekteyim. Lütfen harlayıp birbirimizi kırmayalım.

Teşekkürler.
@halilesen Bey ben zaten anlamaya çalışıyorum ve kendimce katılmadığım noktaları belirtiyorum. Art niyetli olsa idik neden konuşalım edelim değil mi ?
Bence de gönül kırmaya gerek yok.
#44 ·
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Ara 2020, 04.19
Ad Soyad: Oğuzhan AYDIN
Cinsiyet: Bay
Konum: AYDIN
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldeweb
Beğendi : 15
Beğenildi : 12
Beni rahatsız eden şey, benim değersizleştirdigimi, bayağılaştırdığımı söylemeniz oldu. Bence siz de biraz sakin olun. Lisanın insan ürünü olduğunu söylemek subjektiflik mi oluyor? Her neyse uzatmayalım, fikirlerime katılmayın zaten ama beni yanlış anlayıp değersizleştirdiğimi de söylemeyin lütfen.
#45 ·
Mesajlar: 96
Kayıt: 04 Ara 2020, 22.53
Ad Soyad: Vesair Vesaire
Cinsiyet: Bay
Konum: Vesaire
Profil: Doğrulanmadı
Beğendi : 98
Beğenildi : 74
Oğuzca yazdı: 24 Ara 2020, 23.15 Beni rahatsız eden şey, benim değersizleştirdigimi, bayağılaştırdığımı söylemeniz oldu. Bence siz de biraz sakin olun. Lisanın insan ürünü olduğunu söylemek subjektiflik mi oluyor? Her neyse uzatmayalım, fikirlerime katılmayın zaten ama beni yanlış anlayıp değersizleştirdiğimi de söylemeyin lütfen.
Ben değersizleştirmeyi teknik olarak kullandım. "Lisan beş para etmez" şeklinde bir şey dediğinizi ima etmedim.
Tabiat yasaları ile kıyas edince işin içine nesnellik ve subjektiflik giriyor ister istemez.
Lisanın mı yoksa Türkçenin mi ? Türkçe insan ürünü. Lisan insan ürünü mü bunu bilemiyoruz.
Kullanıcı avatarı
#46 ·
Mesajlar: 1767
Kayıt: 11 Haz 2020, 16.22
Ad Soyad: Halil ESEN
Cinsiyet: Bay
Konum: Bursa
Profil: Doğrulandı
X (namıdiğer Twitter): halilsncom
Beğendi : 822
Beğenildi : 790
Vesaire yazdı: 24 Ara 2020, 23.21Türkçe insan ürünü. Lisan insan ürünü mü bunu bilemiyoruz.
Çok ince, çok beğendim; tebrik ederim. :)
#47 ·
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Ara 2020, 04.19
Ad Soyad: Oğuzhan AYDIN
Cinsiyet: Bay
Konum: AYDIN
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldeweb
Beğendi : 15
Beğenildi : 12
Türkçe insan ürünü, Arapça da insan ürünü. Dilin kendisi için bu böyledir. Lisan insan ürünü olmasa 'lisaniyat' başlığı altında olmazdık diye düşünüyorum. Ayrıca değersizleştirmeyi teknik olarak kullanmak ne oluyor anlamadım. Zira bu teknik olarak kullanılacak bir kavram gibi görünmüyor. Teknik kullanmış olsanız bile açıkça beyanınız ortada beyfendi. Kıyas etmek değildi amacım yalnızca farklılığını dile getirmekti ve bu yüzden örnekler vermeye çalıştım. Lütfen söylediklerimde kalın. Siz dili tarihsel kökleriyle öne çıkarıyorsunuz. Ben felsefi ve sosyolojik boyutuyla. Sizin ifadeleriniz benim için önem arz etmekte ve bunu belli ettiğimi düşünüyorum. Ama siz sürekli haklılık peşindeymiş gibi sözlerimi değiştirip önüme sürüyorsunuz. Farklılık diyorum değersizleştiriyor diyorsunuz, insan ürünü diyorum subjektif diyorsunuz. Yazdıklarınıza tekrar dönün derim ben. Elbette katılın ya da katılmayın, ama benim ifadelerimi çarpıtmayın. Bunu kabul etmek bu kadar zor olmasa gerek.
Kullanıcı avatarı
#48 ·
Mesajlar: 1767
Kayıt: 11 Haz 2020, 16.22
Ad Soyad: Halil ESEN
Cinsiyet: Bay
Konum: Bursa
Profil: Doğrulandı
X (namıdiğer Twitter): halilsncom
Beğendi : 822
Beğenildi : 790
Oğuzhan Bey, felsefi olarak lisanı nasıl değerlendiriyorsunuz, ben orayı anlayamadım. Felsefi olarak ancak mahiyetinden bahsetmek mümkün değil mi?
#49 ·
Mesajlar: 96
Kayıt: 04 Ara 2020, 22.53
Ad Soyad: Vesair Vesaire
Cinsiyet: Bay
Konum: Vesaire
Profil: Doğrulanmadı
Beğendi : 98
Beğenildi : 74
Oğuzca yazdı: 25 Ara 2020, 00.23 Türkçe insan ürünü, Arapça da insan ürünü. Dilin kendisi için bu böyledir. Lisan insan ürünü olmasa 'lisaniyat' başlığı altında olmazdık diye düşünüyorum. Ayrıca değersizleştirmeyi teknik olarak kullanmak ne oluyor anlamadım. Zira bu teknik olarak kullanılacak bir kavram gibi görünmüyor. Teknik kullanmış olsanız bile açıkça beyanınız ortada beyfendi. Kıyas etmek değildi amacım yalnızca farklılığını dile getirmekti ve bu yüzden örnekler vermeye çalıştım. Lütfen söylediklerimde kalın. Siz dili tarihsel kökleriyle öne çıkarıyorsunuz. Ben felsefi ve sosyolojik boyutuyla. Sizin ifadeleriniz benim için önem arz etmekte ve bunu belli ettiğimi düşünüyorum. Ama siz sürekli haklılık peşindeymiş gibi sözlerimi değiştirip önüme sürüyorsunuz. Farklılık diyorum değersizleştiriyor diyorsunuz, insan ürünü diyorum subjektif diyorsunuz. Yazdıklarınıza tekrar dönün derim ben. Elbette katılın ya da katılmayın, ama benim ifadelerimi çarpıtmayın. Bunu kabul etmek bu kadar zor olmasa gerek.
Bu kadar ithamda bulunurken kendinize karşı bir söz söylenmesini kaldıramıyorsunuz. Ben de size "haklı" çıkmaya çalışıyorsunuz desem nasıl olur ? Kendinizi gayet yerinde tartışır karşıdakini de suçlar pozisyonu almayın.
Açıkça beyanım orada zaten, ben hangi beyanımı reddettim. Bir şeyi tabiattaki yasa ile kıyas etmek onun doğruluğuna atfedeceğimiz değeri azaltmak demektir. Siz farklı derken doğru diyemeyiz demek istiyorsunuz bunu da tabiat yasaları üzerinden yapıyorsunuz.
Türkçe, Arapça, İngilizce, Almanca hepsi insan ürünü. Lisan insan ürünü değil. İnsanı aşıyor. Hem kültür bağlamında, hem de tarihi bakımdan. Elimizde ilk lisan denebilecek bir şeyin verisi yok. Böyle bir zihin yapısı ne zaman nasıl ortaya çıktı yeterli açıklamamız da yok. O yüzden buna yapacağımız yorumlar subjektif olur.
#50 ·
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Ara 2020, 04.19
Ad Soyad: Oğuzhan AYDIN
Cinsiyet: Bay
Konum: AYDIN
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldeweb
Beğendi : 15
Beğenildi : 12
Halil bey Felsefe'nin kendi içinde yüzlerce alanı vardır. Dil, eğitim, tarih siyaset, edebiyat, matematik, mantık hemen hemen her alanla ilişkilidir. Ki biliyorsunuz bu alanların çoğu Felsefe' den daha sonra kopmuşlardır.
Dil felsefesinde Lisan dediğimiz şey en basit anlamda insanın bir yetisidir. İnsan bu yetiye sahip olarak dünyaya gelir fakat buradaki anlam bir yeti olarak söz konusudur. Diğer anlamda ise lisan inşa edilen geliştirilen birşey olarak söz konusudur, yani dil olarak. Ki buradaki dil kavramından kastım yalnızca konuşma olmakla sınırlı değil. Daha evrensel anlamda. Ben dil kavramını evrensel anlamda düşünüyorum, yani sadece tarihsel değil aynı zamanda antropolojik olarak. Türkçe Grameri ya da Türkçe bu dilin içinde ve kendi sahipliğindedir diye düşünüyorum. Felsefe yalnızca mahiyetindan bahsetmekte kalmaz öğrendiklerim kadarıyla, aynı zamanda hakikat sorusuyla öze de ilişkindir.
Forumda başlıklara cevap yazabilmek için kayıtlı ve giriş yapmış olmalısınız.
Cevapla
Paylaş:

  • Benzer Konular