4 mesaj
 1339
Cevapla
Kullanıcı avatarı
#1 ·
Mesajlar: 12
Kayıt: 21 Eki 2022, 02.47
Ad Soyad: Süper Site
Cinsiyet: Bayan
Konum: Ankara
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldecom
Beğendi : 1
Beğenildi : 5
Küçüklüğünden beri kitap okuma alışkanlığına sahip kişiler okuduğunu anlama konusunda nadiren problem yaşarlar ama benim gibi sonradan kendine bu alışkanlığı kazandırmış bireylerin okuma hızı zamanla çok artsa da anlamada hep bir eksiklik boy gösterir. Peki bizim artık şansımız yok mudur? Ağaç yaşken mi eğilir?
Beldemize daha yakın olmak ve daha gelişmiş bir tecrübe için uygulamamızı kurun; herhangi bir uygulamadan çok daha hafif ve güvenli. Şimdi değilYükle
Kullanıcı avatarı
#2 ·
Mesajlar: 1721
Kayıt: 11 Haz 2020, 16.22
Ad Soyad: Halil ESEN
Cinsiyet: Bay
Konum: Bursa
Profil: Doğrulandı
X (namıdiğer Twitter): halilsncom
Beğendi : 801
Beğenildi : 748
Kişinin okuduğunu anlaması ile hızlı okumasının farklı şeyler olduğunu düşünüyorum. Okunanı anlamak her metin için geçerli iken hızlı okuma her zaman geçerli olmayabilir. Lakin zannedersem burada esas olan bir okuma melekesi edinmek. Nasıl ki çok yazarak (kısmen ve tek başına yeterli değil, lakin mühim) iyi yazı yazmak için gelişim sağlanacaksa yine aynı şartlarla çok okuyarak iyi okumada meleke sağlanacaktır. Okuma hızı ise zamana ve mekana göre değişir. Şahsen birçok şeyi sindire sindire okumağı daha çok seviyorum.

Ben de küçükken zamanın şartlarına bağlı olarak okuma alışkanlığı kazanamamış biriydim. Lakin lise sonlarda bir romanı bitirince, kitap okumanın lezzetini almış bulundum ve mümkün olduğunca devam ettim. O zamanlar okuduğum kitaba şu anki tecrübemle dönüp bakmam, edebi kimlikten yoksun ve çevirinin adiliği içindeydi. Elbette o zamanlar edebi metin üzerine inkişaf etmediğimden sadece hikayeye odaklanmıştım. Sonradan benim için mühim olan okumanın Türk klasikleri olduğunu gördüm. Çünkü Türkçenin lezzetini oralarda buluyordum. Belki o kadar çok söyleniyor ve o kadar da popülerliğe kurban gidiyor olsa da söylemek lazımdır ki Kürk Mantolu Madonna romanı misal, verdiği haz müthiştir. Türkçemizin soysuzlaştırıldığı zamanlarda üslubunu ve kimliğini çok güzel bir şekilde korumuştur Sabahattin Ali.

Şans her zaman vardır. Su damlaları taşı delip geçer; bizim kafalarımız taştan daha mı sert?
Kullanıcı avatarı
#3 ·
Mesajlar: 355
Kayıt: 30 Kas 2021, 13.34
Ad Soyad: Semra Eroğlu
Cinsiyet: Bayan
Konum: Antalya
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldecom
Beğendi : 325
Beğenildi : 150
Okuduğumu anlama ve algılama problemi yaşadığım zamanlarda. Tekrara gidiyorum. Tekrardan sonraki aşamam araştırmak oluyor .Araştırmayı seviyorum. Konu ne olursa olsun bu ikisini tamamladıktan sonra asıl düşüncelerim daha netleşiyor. Yani tekrar ve araştırmak, anlama ve algılamada yeteneğimi geliştirmekteki faydasını çok gördüm .
#4 ·
Mesajlar: 3
Kayıt: 15 May 2022, 00.20
Ad Soyad: Deniz Özkanlı
Cinsiyet: Bayan
Konum: İstanbul
Profil: Doğrulanmadı
X (namıdiğer Twitter): obeldecom
Beğenildi : 1
Kırklı yaşlarımın sonuna kadar okuduğumu anlama ve algılama sorunu yaşamamıştım. Bu problem ilk başlarda beni ziyadesiyle üzmüştü. Hatta bir yıl kadar okumaktan bile uzaklaştırmıştı. Derken tamamen rastlantı sonucu durumun fiziksel bir kusurdan kaynaklandığını anlayıverdim. Şimdilerde okuduğumu anlama ve algılama sorunu yaşadığım zamanlarda, Göz Doktoruna gidiyorum. Yakın gözlük numaram en az yarım numara yükselmiş oluyor. Camlar değişince aynı hız ve coşkuyla okumaya; anlayıp, algılayıp okumaya devam. Bir gün, yakın gözlük numaram değişmediği halde anlama ve algılama sorunu yaşarsam biliyorum ki bu yine fiziksel başka bir sıkıntı. O zaman da, Nöroloji ve psikiyatri ilk durağım olur. Demans ya da alzheimer başlamış demektir. Ne olur çok ama çok geç olsun! Ya da hiç olmasın. Okuyacak yüzlerce kitap var sırada...
Forumda başlıklara cevap yazabilmek için kayıtlı ve giriş yapmış olmalısınız.
Cevapla
Paylaş:

  • Benzer Konular